21 Ağustos 2009 Cuma

Neden Bu Kadar Çok Yalan Söyleriz?


Amerika Massachusetts Üniversitesi Psikoloji profesörlerinden biri, uzun yıllar hilenin insan ilişkilerindeki rolü üzerine çalışmış. Ve bunun üzerine bir kitap çıkarmış:

Hayatınızdaki Yalan: "Neden Yalan Söyleriz ve Yalan Bizim Hakkımızda Ne Söyler?"
TIME Dergisi ise bu profesörle bir röportaj düzenlemiş. Bikaç başlık oldukça dikkatimi çekti: İşte röportaj:

Araştırmalarınızla ilgili ana bulgularınız nelerdi?
Sıklıkla yalan söylemekle kalmıyoruz, ayrıca düşüncelerimiz bile yalan olabiliyor. İnsanlar 10 dakikada ortalama 3 yalan söylüyorlar. Çalışmalarımdaki katılımcılar kendi videolarını izleyene dek yalan söylediklerini farkedemediler. Yani kendileri de bundan habersizler.

Araştırmalarınıza göre insanların yalandan bu kadar çabuk kurtulmalarının sebebi, aslında diğerlerinin aldanıyor olması. Peki bu kadar çok yalana neden inanıyoruz?
Bu bence yalancının avantajı. Yalanları belirlemekte çok iyi değiliz. Dürüstlüğü tespit etmeye çalışırken yanlış davranışlara bakıyoruz ve yanlış yorumluyoruz. Problem şu: Birinin dürüstlüğüyle davranışları arasında doğrudan bir bağlantı yok. Sinirli, üzgün ve ya gergin olmak bu konuda yanıltıcı olabiliyor. Birinin dürüst olup olmadığına yazı-tura atarak karar vermek daha mantıklı. Dahası, çoğu zaman insanlarda yalanları fark etmek bile istemiyoruz. Birşeyin gerçekliğinden şüphe etmeye çoğu zaman isteksiz oluyoruz. Birine "Nasılsın?" diye sorup "İyiyim" diye cevap aldığımızda bunu irdelemiyoruz ve kötü olma ihtimalini çok fazla gözönüne almıyoruz.

Sizce Yalan Toplumla Alakalı mı?
Öncesine kıyasla yalan söylemenin daha kolay olduğu bir devirde yaşıyoruz. Topluma verilen mesaj şu: Sorun yok, bundan kurtulabilirsin. Araştırmalarımda ulaştığım sonuçlardan biri de; insanları yalanlarıyla yüzleştirdiğinde, gerçekten pişman olanların sayısı çok az. Yalan artık eskisi gibi ahlaki bir bozukluk olarak görülmüyor.
Kitabınıza göre, son DNA araştırmaları gösteriyor ki, insanların %10u dışardaki bir insandansa, babasının yalanlarını taklit ediyor. Yalan özel yaşamlarımızda bir salgın gibi mi yani?
Araştırmalar gösteriyor ki, yakın olduğumuz bir insana daha az yalan söylüyoruz. Ama söylersek, daha büyük yalanlar oluyor. Ve ortaya çıktığındaki sonuçlar daha kötü oluyor.
Yalanın nasıl bir sosyal beceri olduğunu gösteriyorsunuz. Yani bu bizim evrimimizin bir parçası mı?
Yalan söylemenin genetik olduğunu düşünmüyorum. Yalan söylemeyi öğreniyoruz. Çocuklarımıza etkili ve aldatıcı yalanlar söyleyerek model oluşturuyoruz.

Bunun için bir çözüm yolu önermişsiniz..
ADD! Aktif Dürüstlük Davranışı. İnsanların bize yalan söyleme olasılıklarını göz önünde bulundurmak zorundayız ve insanlardan dürüstlüğü talep etmeliyiz. Tabii kendimizden de. Beyaz yalan söylemeyen insanlardan olmalıyız. Zalim ve patavatsız olmaktan bahsetmiyorum. Ama paradoks şu: Eğer %100 dürüst ve açıksözlü olursanız popüler bi insan olamazsınız. Dürüstlük en iyi özelliktir. Ama mükemmel değildir.

Kaynak: http://www.time.com/time/

0 yorum:

Yorum Gönder