18 Ağustos 2009 Salı

Anadolu Hisarı

Çocukluğumun geçtiği semte adını verir..
Osmanlı kalelerindendir. Rumeli Hisarı'yla aynı kaderi paylaşmıştır.

Oysa şimdi kaderleri çok farklı..
Bakımsızlıktan mıdır bilmiyorum, ama gereken önemin verilmediği kesin.. Rumeli'den yükselen müzik seslerine Anadolu'nun verdiği karşılık hep sessiz oluyor.
Biri tüm ihtişamıyla boğazın karşı yakasından ışıldarken, o gecenin sessizliğine mahkum olmuştur seneler boyu.. Bikaç senedir yeni yeni görmeye başladığım ışıklandırma ise sevindirici :)
En azından artık geceleri "Ben de varım" deyip saklandığı yerden çıkıyor.





Yanından nazlı nazlı süzülen Göksu Deresi ise yüzyıllarca sandal sefalarının bir numaralı yeri olmuş. Şimdilerde ise derenin bir yanına dizilen onlarca cafe misafirlerini hoş bir atmosferde ağırlıyor. Hatta anıları yaşatmak adına Göksu Marine Cafe & Restaurant Pazar günleri için sandal sefası düzenliyor.
Eski püskü bir sandalı boyayıp, tüllerle bezemişler ve bir gelin gibi olmuş. Başına fes takan bir adamsa sandalı yüzdürüyor derede. İçindekiler de hallerinden pek memnun oluyorlar genelde.
Siz de bu güzel havayı solumak isterseniz tek yapacağınız şey yolunuzu Anadolu Hisarı'na düşürmek :)









0 yorum:

Yorum Gönder